Sinestezi nedir

0 6

İnsanlar sabah uyandıktan sonra herkesin  kendine has ve değişik tarzları bardır.Sabah gazete okurken bile okurken her bir satırda gözlerinin önünde bambaşka renkler belirir. Kapı çaldığı zaman çevrelerin­de farklı büyüklükte üçgenler gözükür. Gökkuşağına baktıkların­da farklı sesler duyabilirler. Do notası çalınınca mavi renk­ler görebilirler. İşte tüm bunlar, hayal gören birinin değil, si­nestezi sahibi insanların yaşadıkları farklı olaylardır.

Kelimenin etimolojisine baktığımızda; syn(birlikte) ve aisthesis(algı/his/duyum) kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuş­tur. Ortaya çıkan Synaistesia kelimesi, birleşik his ya da birle­şik duyum olarak tercüme edilebilir. Kaynak olarak hissizlik, duyu eksikliği anlamına gelen anesthesia(anestezi) kelimesiy­le aynı temele dayanır.

Tıp sinesteziyi, bir algı modalitesi uyarıldığında birden fazla kanalda uyarılma oluşması olarak tanımlar. Metafor, sembolizm kelimeleri gibi, çeşitli sanat ürünlerinin tanımlan­masında kullanılan sinestezi kelimesinden farklı olarak bu ol­guyu yaşayan kişiler, kasıtsız ve sürekli olarak oluşan ben­zetmelerden bahsederler. Kısaca, birden fazla algı sistemi aynı nesnelere kendi yorumlarını aynı kuvvette verirler. Sines­tezi sahibi insanlar, örneğin, insanları insan olarak değil de, görsel/işitsel/tekstürel vb. bir nesne/olgu olarak hatırlar ve benimserler; annesini ılık süt, kardeşini bir kedi vb. olarak gören/hatırlayan/düşünen biri gibi…

Demografi olarak genelde solak ve çift el kullananlarda ve kadınlarda daha sık rastlanır ve irsi olduğu düşünülür. Bu kişi­lerde hafıza fonksiyonları güçlenirken matematiksel ve me­kânsal algı fonksiyonları zayıflar. Sinestezinin, beynin sol ya­rım küresiyle ilgili ve hipokampüs bezine bağlı bir fonksiyon olduğu düşünülür. İstatiksel olarak çok nadir rastlansa da ‘normal’ bir beyin fonksiyonudur. Her beyinde gerçekleşen bir sürecin bazı insanlarda bilinç yüzeyine yansımasından kay­naklanır.

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.